CAMDAN BİLEZİKLER
Seni her düşündüğümde, camdan bilezikler takıyorum kollarıma.
Bana yüklediğin yükler uzattı kollarımı…
Yana düşmüş ve yerde sürüklenen ellerim çula benziyor artık.
Diz çöktüm hayatımın duvar diplerinde, senin düşünün kıyısında.
Cam bilezikler değiyor birbirlerine.
Kırılıyorlar.
Bileklerime batıyorlar.
Ağırlığı, adını sen koyduğum kamburumu acıtıyor. Her geçen gün büyüyorsun, büyüdükçe belimi büküyorsun. Unuttun mu, benim yukarı bakınca başım dönerdi. Bakma bana, başım dönüyor. Belki o yüzden senin karşında doğrultamıyorum kıvrım kıvrım olan bedenimi.
Hayattı, belkiydi, keşkeydi, beklemekti… Hayat sendi yani. Ama sen tüm olasılıkları yükleyip bir kamyon kasasına, seslice göçtün kalbimden. Benim sırtıma yaslı ve yaşlı bir keşke yükledin. Enkazlardayım, dünya yıkıldı üstüme. Bir bilezik daha taktım koluma.
Şimdi hayat, her gece saçlarımdan asılıp, ırzına geçiyor çocukluğumun. Bastıra bastıra, yıkayarak inceltiyorum, yaşamın pis nefesini değen yerlerimi. Hummalı yaralar açıyorum, ruhumun anatomisinde. Şimdi hangi usul ve gusül temizler mağdure duygularımı? Hüzünlü bakan gözlerimi şizofren bakışlarla değiştiriyorum. Bir bilezik daha takıyorum koluma.
Ceza evimdeyim. Senli her düşüncemde, bir asker nöbet tutuyor, beyin hücrelerimde. Giderken bana yadigar bıraktığın yarama çok iyi baktım. Apse yaptırttım, kemiklerime kadar oyuldu artık. İyileştirmedim kendimi. İhanet etmedim emanetine. Pansuman yapmadan sardım, kapattım üstünü. Her gece havalandırırken, kabuklarını yoldum sızımın. Şimdi kanser kokuyor, ruhumun takvimi.
Yüzünü unuttum artık. Ama ben seni parmak izinden değil, kokundan, dokunuşundan tanırım. Yüreğimi fetheden kelimelerinden, sesinin tınısından bilirim. Halbuki, bana en çok yakışan küpe, senin sesindi. Bak, bir bilezik daha takıyorum koluma.
İtalik kaşlarımın, peşin acılarıyla, veresiye yaşıyorum. Hayat, sahnende ölüm provası yapıyorum her gün. Sağlaması tutmuyor yaşam hesabımın. Sana koşuşlarımda hızla, camlarına çarpıyorum, canıma batıyor sessizliğin. Ben o can kırıklarından, kollarıma bilezikler yapıyorum. Her kırılışında hep içime batsın parçaların diye.