PENGUEN BİR BABA ARIYORUM
Penguenleri bilirsiniz. Yüzebilen ama uçamayan kuş türleridir. Onları ayrıcalıklı kılan sadece bu özellikleri değildir. Antartika’da kalın buz kalıplarının, buz dağlarının içinde ilahi bir kudretle, güçlü bir aileye sahiptir onlar. Anne penguen yumurtladıktan kısa bir süre sonra çetin kış şartları başlar. Anne biricik yumurtasını, baba penguene emanet edip, okyanusa yol alacaktır. Keza beslenmek zorundadır ve kursağında biriktirip ailesine getirmekle görevlidir yiyecekleri. O kutsal devir teslim töreni izlenmeye değerdir. Her iki ebeveyn de olabildiğine dikkatlidir. Çünkü yumurta bir an bile yere değse, içindeki bebeklerine kavuşamayacaklarını bilirler. Zira o dondurucu soğuğa bağışıklığı yoktur biricik yavrularının. Böbürlenen ve kibirlenen insanoğlu gibi kolları da yoktur ki, eliyle kavrayıp kürkünün altında muhafazaya alsın.
Baba adayı penguen, devralmıştır kutsal emanetini ve annenin de başlamıştır umuda yolculuğu. Baba ve yavrusu artık yalnızdırlar. Eksi kırk derecede hep ayakta ve hiçbir şey yiyemeyeceği uzun bir kış bekler onu. Kar fırtınalarında gözlerinin kenarı bile donar “en baba” penguenin, ama yavrusunu bırakıp da dinlenmeye alamaz kendini. Uykusuz, zorlu ve sabır taşını yaran görevini ancak diğer penguenlere sokularak, soğuktan korunmaya çabalayarak yerine getirmeye çalışırlar. Ne yazık ki bazıları da soğuğa dayanamayıp en derin uykuya dalarlar.
Yavru penguen dünyaya açmıştır artık gözlerini, ama anne penguen dönmemiştir okyanus yolundan. Babanın görevi bitmemiştir daha, çünkü, biraz daha soğuktan koruması gereklidir yavrusunu ve beslemesi lazımdır. Aylardır boğazından bir miktar kar ve keskin soğuk dışında hiçbir şey geçirmeyen baba, kursağında kalan son yiyeceklerini verir emeğine, ta ki anne gelene kadar. Annelerin dönüşleriyle penguen sesleri birbirine karışır, baba endişelidir de ‘ya eşim dönmediyse’ diye çığlık atar eşini bulabilmeye. Anne sesinden tanıyacaktır uzun zamandır ayrı kaldığı eşini ve daha hiç görmediği yavrusunu. İlahi bir kudretle hiç adresini şaşırmaz anne penguen. Minik penguen annesinin kürkünün altına girerek ve onun sıcaklığını hissederek daha iyi beslenecektir artık. Anne miniğine soğuğa alıştırıp, yalpalayarak adımlarını atmasına yardımcı olacak antrenmanlarını yaptıracaktır.
Şimdi sorarım kendime; düşünebilen, ayırt edebilen, beyinlerimizde mantık bulunan insanlarsak ve gerçekten bir anne baba olabilmişsek neden yetiştirme yurtları insan yavrularıyla dolu? Zor muydu, başa çıkamadık mı güçlüklerle (mazeretlerle) de canımızdan can olanların kıymetini bilemedik, aşağıladığımız bir HAYVAN kadar? İnsanlık mı dediniz? Boş verin ben istemiyorum. Duyurulur ki; ben de penguen bir baba arıyorum kendime!
...